
|
 |
Nuryol İnşaat tarafından 2008 yılında inşaatına başlanan ve yapımı tamamlanmış, 7.4 Mw elektrik enerjisi üretme kapasitesine sahip Hidro Elektrik Santralidir. Aksu Deresinin ana su kaynaklarından olan Emeksiz deresi üzerine yapılmış olan su tutan bentten 8 km borularla, suyu Balkaya mevkiine taşıyarak yaklaşık 200 mt yüksekten boru ile santrale bırakarak elektrik üretimi yapmaktadır.
Orman ve yerleşim alanları içinden geçirilen iletim hatları vasıtasıyla Osmancık şebekesine ulaştırılması hedeflenmektedir.
Neden Karşı Çıkıyoruz?
- 2 Santral projesinde de Aksu Deresi civarında yaşayan insanları doğrudan yada dolaylı projeler hakkında bilgi verilmemiştir.
- Vatandaşın duyumlar üzerine bilgi edinme kanunu ve uygulama yönetmeliği kapsamında verdiği dilekçelere gelen cevaplar yoluyla bilgiye ulaşılmıştır.
- Verilen dilekçelere gelen cevaplardan ortaya çıkan durum şudur ki;
- Yapılan yapıların denetimi yapılmamaktadır.
- Projelerin inşaa sahasındaki inşai faaliyetler sırasında dere yatağına, ormana ve diğer bitki örtüsüne dönük herhangi bir sınırlama ve denetim yoktur.
- Dere Yatağına bırakılması düşünülen su miktarına tespiti ve denetimine dair hiçbir düzenleme mevcut değildir.
- Aksu Deresi civarına dönük bitki örtüsü ve sucul canlılar bakımından sahada yapılmış hiçbir bilimsel çalışmaya dayanmamaktadır. Üstelik yapılmış bilimsel çalışmalarda
(Yrd. Doç. Necmi Aksoy, Araştırma Görevlisi Pınar Gültekin) dikkate alınmamıştır.
- Sakarya ve Düzce İllerinin üst ölçekli planlama çalışmalarında (farklı ölçeklerdeki çevre düzeni planları, il gelişme planları, tarım master planları vd…) yer alan hükümler yok sayılmıştır.
- Esas kritik olanı ise santral yapımı ile ilgili firmaların kamu kurumlarına sunduğu raporlarda Aksu Deresi civarındaki hayatı ve yerleşimleri idari birim ve nüfus olarak yok sayması, bu tür raporların sunulduğu kurumların ise bu yok sayılmasına itirazının bugüne kadar olmamasıdır.
- Ulusal ve Uluslar arası mevzuatta bu tür projelerin yapılmadan önce etüd edilmesi gereken herhangi bir çevresel etki analiz çalışması yapılmamıştır.
- Söz konusu projelerin ormanlar ve içindeki yaban hayat canlılarının hayat bütünlüğünü kesintiye uğratacağı gerçeği dikkate alınmamıştır.
- Proje alanlarının ve çevresinin sahip olduğu jeolojik riskler göz ardı edilmiştir. Aksu Deresi ve çevresinde yıllardır kendini tekrar ede gelen deprem, taşkın, heyelan, erozyon gibi risklerin artacağı açıktır. Aksu Deresi ve çevresindeki yerleşim alanlarındaki sosyal ve iktisadi hayatın mevcut potansiyelleri bir veri olarak bile dikkate alınmamıştır.
- Aksu Deresinin üzerindeki yüksek rakımlarda yayla turizmi ve yaylacılığa bağlı olarak yapılan hayvancılık olumsuz etkilenecektir.
Ayrıca;
Defne HES
- Bu tür projelerde inşaat izni ve ruhsatlandırmaya yetkili kurumlar bakımından ortada alınmış bir izin yoktur. (Düzce İl Özel İdaresine cevabi yazı) Dolayısıyla hiçbir hukuka ve imar düzenlemesine tabi olmadan bir inşaat çalışması niteliğindedir.
- Bilgi Edinme Kanunu’na göre verdiğimiz dilekçelere cevabi yazılarda ilgili kurumlar ağaç kesimi – hafriyat denetimi yapılacaktır denmesine rağmen böyle bir çalışmanın ve denetimin yapılmadığı görülmüştür.
- Aksu Deresinin doğduğu Balkaya Mevkiine kadar sucul canlılar ve bitki örtüsü bakımından süreklilik arz eden özelliği ortadan kaldırılmıştır. Bu zararların giderebilecek tedbirler alınmamıştır.
- Çevresel akım için can suyu miktarı olarak %10 belirlendiği söylenmektedir. Oysa bu %10 can suyu miktarının neye göre hesaplandığı belli değildir. Nitekim yerinde yaptığımız gözlemlerde bırakılan %10 suyun 100 mt dahi ilerlemeden kaybolduğu bilinmektedir.
- Suyun bende alındığı kısımla santrale indirildiği kısım arasında yaklaşık 8 km lik dere yatağında susuzluğun yol açacağı tahribat ve yıkıma dair gerçekçi bir analiz ve bu analizlere dayanan her bir önlem mevcut değildir.
- Birinci derece deprem bölgesinde inşa edilen yapı olmasına rağmen yapımı kimler – hangi kurumlar tarafından teknik bir denetime tabi tutulduğu belli değildir. (Yazılı başvurularımıza ilgili resmi kurumlarımızın verdiği cevabi yazılar)
- Santral yapımı bent yapımı cebri borular ve diğer iletim hatları bütünlüklü bir çevresel etki analizi kapsamında ele alınmamıştır.
- Yüzey sularının yer altı sularıyla ilişkisi (besleyen – beslenen) bilinen bilimsel doğru olmasına rağmen, yer altı su haritaları çıkarılarak (hidro jeoloji) ne tür etkiler olacağı konusunda hiçbir saptama ve analiz mevcut değildir.
Fotoğraflar 
|
|
|